Sinem Mehpare Biçer

Herkese Merhaba!

Ben M. Sinem Biçer. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu 2016 Psikoloji bölümü mezunuyum. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu benim için özel ve önemli kılan birçok faktör var. Öncelikle aldığımız eğitim ve hocalarımızla geçirdiğimiz zaman bizim için çok önemliydi. Değerli hocalarımızın deneyimlerini ve bilgilerini biz öğrencilerle paylaşması, öğrenim hayatımızdan sonra karşılacağımız zorluklara ve gerçek hayata yönelik ön hazırlık niteliğindeydi ve bu imkana kampusumuzun çok kalabalık olmaması dolayısıyla daha rahat ulaşabildim. Öğrenciler için ayırdıkları ofis saatleri ve görüşmeleri, aynı zamanda  hocalarımızla yaptığımız ofis sohbetleri her birimizin gelişimi için bulunmaz bir deneyimdi. Ayrıca, 2014-2015 yılı bahar dönemi eğitim hayatımı Ankara Kampusu’nda deneyimleme fırsatı da yakaladım. Okulumuzun bizlere sunmuş olduğu bu imkan bana hem akademik anlamda hem de sosyal açıdan farklı bir yerde olsam dahi kendimi ifade edebilme konusunda hiçbir sıkıntı yaşamayacağımı göstermiş oldu. Akıllara gelen ilk soruyu da yaşayıp ve görmüş biri olarak hiç tereddütsüz cevaplayabilirm. Akademik açıdan, aldığımız eğitim, girdiğimiz sınavlar, hazırladığımız sunumlar, raporlar, ödevler hiçbir farklılık göstermiyor. Her iki kampusumuzda da aynı standartlar uygulatılıyor. Bunun yanında sizlere kampusumuzdaki sosyal yaşam adına ipuçları da vermek istiyorum. Okulumuzda bir çok öğrenci topluluğu bulunmaktadır. Eğitim hayatım boyunca birkaç tane öğrenci topluluğuna katıldım ve aktif üyeliğin yanı sıra yönetimlerde de görev aldım. Gönlümde ayrı bir yer eden ve her katılanın gönlünde de o yeri kendisine edinebilen bir topluluk var ki, kişisel olarak her alanda bana öğrettikleriyle gelişmeme katkıda bulunan bu topluluk Halk Bilimi Topluluğu’dur (HBT), bu yazıda topluluktan bahsetmeseydim halimi düşünemezdim :). Klişe gibi gelebilir ama gerçekten öyle değil, bu topluluk sayesinde hayat boyu devam edeceğinden şüphe etmediğim çok değerli dostlar ve dostluklar kazandım (her iki kampusta da) ve çok güzel anılar biriktirdim. Ayrıca, eğitim hayatıma ek olarak okulumuz sayesinde hem bölüm içerisinde hem yurt hayatım boyunca farklı bölümlerden tanıştığım çok değerli dostlar kazandım bu yüzden iyi ki ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu tercih etmişim diyorum.

Bir ODTÜ’lü olarak edindiğim ODTÜ ahlakı, değerleri ve disipliniyle mezun olduktan 2 ay sonra çalışmaya başladım. Şu anda Ankara’da, Gönül Turgut Bireysel Eğitim Danışmanlık Merkezi’nde Psikolog olarak çalışmaktayım. Az gören ve farklı gelişen çocuklarla “Evrensel Beceri” eğitim modelimizle çalışmalarımızı sürdürüyor ve çeşitli projeler üretme noktasında etkin rol alıyorum. Son olarak, sloganımızda da dediğimiz gibi BİZLER DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİRİZ!

Buse Sezer

Merhaba, Buse ben, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Programı 2016 mezunuyum. Şu anda özel bir akaryakıt şirketinde operasyon ve seç-g şefi olarak çalışmaktayım. ODTÜ’nün Kıbrıs Kampüsü olduğunu duyduğumda, “Ben ODTÜ mezunu olmak istiyorum” diyerek girdiğim bu yol, gerek akademik gerekse sosyal açıdan bana inanılmaz deneyimler kazandırdı. Kampusa 2008 yılında geldiğimde 1300 kişilik küçücük bir aileydik, beraber büyüdük, beraber geliştik… 2016 Haziran’da kampusumdan ayrılırken dönüp arkama baktığımda, emeklerimizin nasıl birer birer yeşerdiğini gördüm. Sizlere burada ODTÜ’nün eğitim kalitesinden bahsetmek istemiyorum, zira burayı yazacağınız zaman öncelikle eğitim kalitesi için yazacağınızı biliyorum. Sosyal yönden Kıbrıs Kampusu nasıl oluyor biraz ondan bahsetmek istiyorum. Yeni gelecek arkadaşım, sen dünyadaki en güzel, en samimi ve en içten yere gidiyorsun. Kocaman bir ailenin içine girdiğini bilmeni isterim. ODTÜ Kıbrıs Kampusu seni her zaman sarıp sarmalar, girişim yapacağın zaman sana destek verir, sana aile olmanın nasıl bir şey olacağını öğretir. Bunları yaparken de seni profesyonel hayata öyle bir hazırlar ki, işe başladığında öğrendiğin her şeyin bir bir pratikte uygulamasını yapmaya başlarsın. Ben ODTÜ Kıbrıs Kampusu’nda, sabretmeyi, sevmeyi, istedikten sonra her şeyi başarabileceğimi gördüm.

Yeni gelecek arkadaşım, dünyanın en şanslı insanı olduğunu unutma, çünkü Kıbrıs Kampusu’na gidiyorsun ve bir ODTÜ mezunu olarak oradan ayrılacaksın… Şu an senin yerinde olmayı tekrar o sımsıcak adaya dönmeyi çok isterdim… Tadını çıkar!

Begüm Gökçe Sağmaner

Merhaba ben ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu 2014 Kimya Mühendisliği bölümü mezunlarından Begüm Gökçe Sağmaner. Finlandiya’da Tampere University of Technology’de ikinci yılım ve şu an tezimi hazırlıyorum. Haziran ayında da mezun olacağım.

StoraEnso adlı şirketle Ambalajlama alanındaki tezimi yazarken, diğer taraftan da okulda araştırma asistanı olarak çalışıyor, Helsinki’de REACHLaw adlı şirket bünyesinde kimyasalların taşınması, ambalajlanması, kayıtları hakkındaki kanunlar ile ilgili Avrupa şirketlerine, Amerikan şirketlerine ve Rusya’daki şirketlere dışarıdan danışmanlık hizmeti veriyorum.

Bu arada bundan sonraki yol haritam için de hazırlıklarımı sürdürüyorum. Geçtiğimiz ay Bridgestone için Avrupa’nın ana Ar-ge departmanı olarak çalışan Bridgestone Roma’nın Ar-ge departmanının Malzeme Geliştirme alanı için iki kez iş görüşmesi yaptım. Her ikisi de olumlu geçti. Mayıs’ta ucuncu bir görüşmemiz olacak. Doktorama da devam etmek istiyorum. Bir yandan da üç farklı üniversiteye başvuru yapmak da hedeflerim arasında.

Buradaki iki yıl içinde gerek daha önce yeterli birikimim olmayan Polimer ve Biyomalzemeler alanında eğitim alırken gerekse kariyerim için çok önemli pek çok adımı atarken en büyük desteğim, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda aldığım güçlü temel, disiplin ve analitik düşünme yetisi oldu. Bu sayede adımlarımı hızlı ve güvenli şekilde atabildim. Katkısı olan herkese binlerce teşekkür ediyorum.

Ecem Aşık

Herkese merhabalar! Ben Ecem Aşık, Psikoloji bölümü 2015 mezunlarındanım. Ben 6 sene önce, tekrar üniversite sınavlarına hazırlanmayı düşünürken, babamın tesadüfen gördüğü ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu ilanı sayesinde tanıştım bu aile ile… Çünkü ben de maalesef Kuzey Kıbrıs’ta bir ODTÜ olduğundan haberdar olmayanlardandım. En başta tereddütlerim çok fazla oldu haliyle. Hiç bilmediğim bir kültür ve sevdiklerimden çok uzak bir yerde yepyeni bir hayata başlama fikri ne kadar çekici olsa da en başta korkuttu beni. Fakat şu anda 6 sene önce gittiğim o yerden ayrılmak zorunda kalınca tekrar anlıyorum ne kadar doğru bir seçim yapmış olduğumu ve babama tekrar teşekkür ediyorum, bu kararımda bana yardımcı ve destek olduğu için.

Eğitim kalitesi açısından değerlendirildiğinde herkes gibi ben de üniversiteden sonraki hayata 1-0 önde başladığımızı tekrar belirtmek istiyorum. Benim ODTÜ farkını hissettiğim ilk deneyimim zorunlu yaz stajım sırasında gerçekleşti. Farklı üniversitelerden birçok stajyerin olduğu bu deneyimim sırasında ODTÜ’lü olmanın mesleğime attığım ilk adımda tam anlamıyla donanımlı olduğumu hissettirmesi sadece birkaç saatimi aldı. Bunu aynı zamanda mezun olur olmaz başvurmuş olduğum iş ilanlarının değerlendirilmesinde verilen önceliklere dayanarak da rahatça belirtebilirim. İnanın, mülakatlar sırasında okul isminden sonra karşı tarafta güzel bir ciddiyetin nasıl şekillendiğini görmek kadar keyif verici bir an olmuyor. Bütün bunların yanı sıra bu kampus bana, birçok farklı ülke ve kültürden insanla kurulabilen arkadaşlıklar ile önyargılarımdan kurtulma, farklı bakış açıları oluşturabilme, hayatıma doğru insanları dahil edebilmeyi öğrenme gibi fırsatlar da sundu. Aynı zamanda, başarılarının üstünlüğünü egoları ile gölgelemeyen ve bizlere arkadaş gibi yakın davranabilen hocalarım sayesinde mütevazılık kelimesinin gerçek hayattaki karşılığını görmüş oldum. Bu yakınlığın yanı sıra derslerdeki hoca-öğrenci ilişkilerimiz ile de profesyonelliğin ne demek olduğunu anladım.

Bütün bu bahsettiklerim ve benden önce yazılmış hikâyeler inanın, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda bize tanınmış fırsatların sadece bir kısmı sayesinde edindiğimiz deneyimler. Bu ailenin bir üyesi olmanın ayrıcalığını ve güzelliğini kampusa attığım ilk adımda hissetmeye başlamıştım ve bittiğinde, ağlayarak, attığım o son adımımda tekrar hatırladım. ODTÜ’lü olmak ayrıcalıktır! Bu ayrıcalığa sahip olma sürecimde verdikleri emekleri için bütün ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu ailesine ve her zaman arkamda oldukları için de kendi aileme teşekkür ediyorum.

Barış Engin Sönmez

Merhabalar,
Ben Baris Engin Sonmez. 2015 Bilgisayar Mühendisliği mezunlarındanım. Arkadaşlar, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu, kendilerine gerçekten bir şeyler katmak ve öğrenmek isteyen insanlar için çok büyük fırsatlar sunmaktadır. Küçük sınıflar ve dolayısı ile öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısının büyüklüğü, lisans eğitimi için fazlasıyla yeterli olan laboratuvarlar ve etrafınızı saran o samimiyet duygusu gelip de tecrübe edilmesi gerekilen şeyler. 4. sınıfta beş kişiyle birlikte aldığınız bir ders düşünün. Ders çıkışında hocanızla birlikte ofise gittiğinizi, ders materyali ile ilgili saatlerce bilgi alışverişinde bulunduğunuzu, ve tenefüslerde hocalarınızla birlikte muhabbet ettiğinizi düşünün. Hocanızın bir sonraki dönemde açmayı planladığı seçmeli dersin materyali için sizin de görüşünüzü aldığını düşünün. Yurt odasında ödev yaparken takıldığınız bir şeyi bir anda çat kapı hocanızın ofisine giderek sorabileceğinizi düşünün. Ben bu imkanların hepsini defalarca tattım. İçtenlikle söylüyorum ki, mezuniyetimle birlikte kaybettiğim bu temiz ve samimi üniversite ortamımın özlemini hayatım boyunca yaşayacağım. Diğer bir yandan, kampusumuzda verilen eğitimin ne kadar kaliteli olduğunu, ülkemizde alanlarında en ileri sayılabilecek konumda olan Aselsan ve Vestel gibi şirketler bünyesinde staj yaparak tasdik ettim. Değinmek istediğim başka bir konu ise kampusumuzun fiziksel imkanları. Kampusumuz ve çevresi oradaki eğitim hayatım boyunca büyük ilerleme kaydetti. Ben bu ilerlemenin önümüzdeki yıllarda da süregeleceğinden hiç kuşku duymuyorum. Gerek spor imkanları, gerekse binaların yeniliği, hemen kapısında uzanan şirin köyümüz Kalkanlı’sıyla ve tertemiz doğasıyla oldukça huzurlu bir ortam içerisinde okuyorsunuz. Okurken bundan fazlasına da ihtiyacınız yok. Zira, tatillerde kendi şehirlerinize döndüğünüzde, etraftaki pislik, kalabalık ve düzensizlikten yeteri kadar sıkılmaya zamanınız olacak. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu size özgün, arı ve kaliteli bir eğitim vaat ediyor. Kampusumuzda geçirdiğiniz zamanı derslerinize, spora ve arkadaşlarınıza ayırmanızı önererek, sizlere mutlu ve başarılı bir eğitim hayatı diliyorum.

Umut Hatipoğlu

Ben Umut Hatipoğlu, Bilgisayar Mühendisliği 2012 mezunuyum. Üniversite eğitimi için ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu seçmenin ne kadar doğru bir karar olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu benim için özel yapan, orda geçirdiğim 5 yıl boyunca yararlandığım akademik ve sosyal ortamıdır. Son derece zorlayıcı olan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusundaki eğitimin, ne kadar değerli olduğunu ilk olarak staj yaparken anlama şansım olmuştu. Daha sonra da yüksek lisans için gittiğim Almanya’da, bize sunulan eğitimin ne kadar evrensel boyutta olduğunu anlama imkânı buldum. Ayrıca öğrenci sayısının az olması dolayısıyla, öğretim görevlileriyle birebir konuşma imkânı bulmak da son derece değerli. Eğitimin yanı sıra kampusta sunulan her türlü sosyal ve kültürel imkânlar özellikle çok yönlü gelişmemde etkili olduğuna inanıyorum. Kampusta sunulan ve bir parçası olma imkânı sunulan sosyal aktiviteler her öğrencinin kendisini daha iyi tanımasına imkân sunuyor. Ve yine kampus ortamındaki yaşamı öğretim görevlileriyle paylaşmak da çok değerli bir tecrübe. Öğrencilere sunulan yurt imkânlarıysa, tam anlamıyla dört dörtlük. Kıbrıs ise gerek iklimiyle, gerek insanıyla gerekse tarihi ve kültürel yapılarıyla gerçekten her zaman özleyeceğim bir yer olacak. Son olarak ODTÜ ailesinin bir bireyi olduğum için her zaman gurur duyuyorum.

 

Evlin Hüseyinoğlu

Merhabalar, Ben Evlin Hüseyinoğlu. Bilgisayar Mühendisi bölümü 2014 mezunlarındanım. Şu anda Ankara’da bir yazılım firmasında mobil yazılım geliştiriyorum. Buraya yazılanları ilk okuduğumda bir gün benim de buraya yazacağım düşüncesi bana çok uzak bir hayal gibi geliyordu. Üniversite hazırlık yıllarımda pek parlak bir öğrenci değildim, sağlık alanında bir bölümde okumak gibi hayallerim vardı. ODTÜ’nün Kıbrıs’ın Kuzeyine kampus açtığını öğrenen annemin ısrarıyla tüm mühendislik bölümlerini sırayla tercih ettim. 2007 yılında, 17 yaşımdayken aldığım bilinçsizce karar hayatımı değiştirdi. Eylül ayında kampusa geldiğimde şu an bulunan binaların yarısı bile yoktu. 1000’in altındaki öğrenci mevcudunun neredeyse hepsi yurtlarda kalıyordu. Önümüzde genç bir kampus vardı ve onu biz şekillendirdik. Tiyatro yapmak istedik topluluk kurduk, yönetmeni, ışıkçısı bizdik, dekorları biz tasarladık, boyadık. Fotoğrafçılıkla ilgilenen topluluk kurdu, stüdyosunu yarattı. Müzik ile ilgilenenler gruplar kurdu, konserler verdi. Sadece ODTÜ’nün eğitim kalitesinden yararlanmadık aynı zamanda bir şeyler inşa etmeyi, istediğimiz şeyler için çabalamayı ve öğrencisinden mensubuna bir aile olmayı öğrendik. Eğitim kalitesini, hocaların yeterliliğini, dersleri burada size övmek istemiyorum. 59 yıllık bu kurum dünyanın en iyi 100 üniversitesinden biri, asla şüphe edilmemesi gereken aldığınız diplomanın hakkının verildiğidir. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun bana kattıkları hiç bir üniversitenin veremeyeceği şeyler oldu. İyi insan ilişkilerini, şahane arkadaşlıkları, sosyal sorumluluk bilincini, bir kültürü yaratma ve onun bir parçası olma imkanını, kendimi özgürce ifade edebilmenin verdiği rahatlığı ve dünyayı değiştirebilecek özgüveni ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusunda kazandım. Hayata dair, hiç bir üniversitenin hiç bir bölümünde edinemeyeceğim bilgiler edindim. Kaldığım her sene için bir ağaç diktim. Sadece diplomam değil bir de dikili ağaçlarım oldu. İdari kadrosundan, hocalarına, apartmandaki komşularımdan, marketteki kasiyerine kadar her gün, her anını özlediğim evim ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu tercih edecek aday arkadaş, senin yerinde olup sıcak bir Eylül günü tekrar adaya gitme heyecanını yaşamayı şu an her şeyden çok isterdim. Çok şanslısın, hayatının en güzel günlerini yaşama, en güzel anıları biriktirme, en mükemmel arkadaşlıklarını edinme şansın var. Unutma, ODTÜ’de sadece iyi mühendisler, iyi eğitmenler, iyi işletmeciler yetişmiyor, mutlu insanlar yetişiyor. Dünyanın mutlu ODTÜ mezunlarına daha çok ihtiyacı var.

Irmak Arslan

Ben, 2012 Kimya Mühendisliği mezunlarından Irmak Arslan.17-18 yaşlarında geleceğiniz için hiçbir baskı altında kalmadan karar vermek, kendiniz için doğru olacağına inandığınız şeyi seçmek gerçekten çok zor. Eğitimimiz boyunca, gerek akademik gerekse pratik açıdan çok kapsamlı ve aslında çok sert süreçlerden geçtik. Tüm teorileri uygulama laboratuvarlarında gerçeğe yakın deneyimlemek ve yazın yapmış olduğumuz stajlarda sahada deneyim kazanmak özellikle mühendislik bölümlerinde okuyan öğrenciler için çok önemlidir. Tüm bunlar mezun olurken, okurken anlayamadığımız ölçüde bir birikim oldu bizler için… Çok kalabalık olmayan mevcudumuz sayesinde alanlarında çok değerli hocalarımız ile bire bir diyalog halinde olabilmek, bilgi transferinin yanı sıra onların hayata dair tecrübelerini dinlemek kendi adıma büyük bir şanstı. Bizim lisans programımızdan bir önceki dönemde sadece dört mezunumuz vardı. Bunun iş bulmada önümüze engel olmasından açıkçası hepimiz biraz korkuyorduk, ancak hiçbir sorun yaşamadık. Ben mezun olduktan bir hafta sonra iş görüşmesine çağrıldım ve sektöründe öncü  bir firma ile Ağustos ayında çalışmaya başladım. Arkadaşlarım da hiçbir sıkıntı çekmeden, gerek akademik gerekse özel sektörde profesyonel hayatlarına başladılar.

Benim, gelecek arkadaşlara önerim, okulumuzun size sunduğu  fırsatları etkili şekilde değerlendirmeniz… Topluluklar kişisel gelişimim açısından benim için çok büyük bir önem taşıdı; Sinema Topluluğu, Kültür Edebiyat ve Düşünce Topluluğu ile Öğrenci Konseyi’nde aktif görev aldım. Topluluklar, sadece öğrencilerin emeğine dayalı olan oluşumlardır. İnsan ilişkileri becerilerimin ve  sorumluluk bilincimin gelişmesinde bana çok büyük katkıları oldu, bunların yanı sıra ilgi alanlarımda gelişmemi ve yoğun ders temposunda kafamı dağıtacak bir alanımın olmasını sağladı. Tüm bunların yanında, yanıma kâr kalacak, tarifsiz dostluklarım, muazzam bir ailem daha oldu benim… Unutmamak gerekir ki; bir bireyin kendini entellektüel açıdan özgürce geliştirebileceği yerdir üniversite. Farkındalığının arttığı, kendini ve becerilerini zaman sınırı olmadan daha iyi tanıyabileceği ve geliştirebileceği yerdir. Ben aldığım eğitime ve okulumun bana kattıklarına hep çok inandım, bu sebeptendir ki kardeşimi de okulumuzu tercih etmesi için yönlendirdim. Eğer ki kaliteli bir eğitim ve kendini özgürce ifade edebileceğin yeni bir eve ihtiyacın var ise, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu tercih etmekten çekinme… Unutmadan: Ülkenin daha çok ODTÜ mezununa ihtiyacı var!

Ali Varol

Merhaba, ben Kimya Mühendisliği  2012 mezunlarından Ali Varol. Mezun olur olmaz BPet Petrolcülük’te İç Anadolu Saha Müdürü olarak çalışma hayatına başladım. Şimdi ise, yaklaşık bir yıldır ODTÜ Teknokent Yönetim’de çalışma hayatıma ve Hacettepe Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı’na devam ediyorum. Üniversite hayatıma baktığımda, “Eyvah neredeyim ben!” cümlesini kullandığım Kampus’taki ilk güne inat; acısıyla, tatlısıyla unutulmayacak yılların bana ne kattığını aslında ilk yılımda anladığımı görüyorum. Aile özlemi, geride bırakılan arkadaşlıklar, hasret dolu günler belki endişe verici taraflarıydı bu yılların… Ancak ODTÜ kültürünü kazanmak, sorumluluk sahibi olmak, her geçen gün eksik yanlarını törpülemek ve kendi ayakları üzerinde durmayı adeta bir Kampus dolusu insanın el ele vererek uğraştığı zincirin halkası olmak, gerçekten gurur vericiydi.

Evet, Kimya Mühendisliği okuyordum. Mühendislik disiplininden asla ödün vermeyen bir teknik üniversitede bir öğrenciden beklenen tabi ki sadece analitik başarı göstermek değildi. En azından bu şekilde inanan biri olarak çok uzun sürmedi Kampus’un sosyal hayatına girişim. Artık genç bir girişimciydim ve artık bu Kampus benim ailem gibiydi. “Asistan Öğrencilik” serüvenimin kütüphane çatısı altında başlayıp, laboratuvarda devam eden ve Kurumsal İletişim Müdürlüğü’nde biten yıllarda aynı zamanda topluluklarla tanışmıştım; Proses Topluluğu, Enerji Topluluğu, Öğrenci Konseyi ve tabii ki benimle özdeşleştiğine inandığım Genç Girişimciler Topluluğu… Kariyer Günleri düzenlemek, staj yeri ayarlamak, etkinlikler yapmak, bahar şenliklerinde aktif rol almak derken kameramanlık bile artık üzerime yapışan bir meslek haline gelmişti. Arkadaşlık tanımını yeniden yazdığımız yıllardı… Neler yaşamadık ki, ne hatıralar bırakmadık ki!..

Yalnız unutulmasın ki; bütün bunları yeri geldi uykudan, yeri geldi gezme tozmadan fedakârlık ederek yaptım. Çünkü ODTÜ; kalitesini ve ayrıcalığını her yerde hissettiğim bir mühendislik eğitimi verirken, benden de beklediği, sağlığımı ve bilincimi kaybetmeden zamanında okulumu bitirmek için yeterince emek vermemdi. Ama her zaman bu armayı taşımaktan ve ODTÜLÜ olmaktan gurur duydum. Bu böyle olmaya da devam edecek. En üst kademesinden en alt kademesindeki personele kadar Kampusumuz’u birlikte güzel yapan tüm güzel aileye ithafen: “ TEŞEKKÜRLER”.

Oya Gürcüoğlu

Ben, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler lisans programı 2012 mezunlarından Oya Gürcüoğlu. Şu anda yine ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler programında yüksek lisans yapmaktayım.

Üniversite dedikleri yer bambaşka bir hayat gerçekten. İnsanlara sadece bir konu üzerinde uzmanlaşmayı değil aynı zamanda hayatın gerçekte ne olduğunu öğretiyor. Bir de üniversite hayatınızda ODTÜ gibi kendine has yaşam tarzı olan bir yerdeyseniz, zaten herkesten bir adım öndesiniz demektir. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’na ayak bastığım ilk günden anladım ki en doğru kararı buraya gelmekle yapmışım.

ODTÜ’nün eğitim kalitesi, kendine has yaşam kültürü, bir öğrencinin kendisini geliştirebilmesi için her türlü imkânı sağlayarak, kendi fikirlerinizi üretmeyi, sorgulamayı, yeniliklere açık olmayı, birlik ve beraberlik içinde olmayı gösterir ve öğretir. Birbirinden özel hocalardan alacağınız eğitim sizleri sadece üniversite yaşamınızda değil aynı zamanda iş hayatınızda da bir adım öne taşıyacaktır. Kısacası sosyal ve kültürel ortamın gelişime açık olduğu bu Kampus bizlere bir aile olmayı öğretir. Bir ODTÜ bireyi olarak burada geçirdiğim yıllara dönüp baktığımda, en güzel yıllarımı, en güzel dostluklarımı, en güzel anılarımı burada yaşadım ben.  Evimden, ailemden uzakta olduğumu hissettirmeyecek o kadar güzel arkadaşlıklar, dostluklar edindim ki… Bu güzellikleri yaşamamı sağlayan öncelikle ODTÜ ailesine ve bizler üzerinde emeği olan, emeğe emek ile karşılık veren hocalarıma ne kadar teşekkür etsem azdır.

Teşekkürler ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu…

Gizem Türkeli

Herkese Merhaba! Ben, 2010 Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunlarından Gizem Türkeli. Bölüm birinciliğiyle mezun olmanın gururunu hala yaşıyorum ve ODTÜ’lü olmanın hayatta bana yaşattığı konforu…

Mezun olmadan önce aklımda akademisyen olmak olduğu için, yandalım olan İktisat bölümlerine de, yüksek lisans başvurularımı yaptım. Dünya çapındaki üniversitelerin yüksek lisans bölümlerinden hiçbir olumsuz dönüş almadım. Aksine hepsi hemen kabul mektuplarımla döndüler. Tam University of Warvick’te karar kılmıştım ki, Türkiye’den olumlu dönüş aldım. MBA’ye Türkiye’de başladım ve ODTÜ’lü olmamın da etkisiyle Unilever’de de eş zamanlı çalışmaya başladım.  Kurumsal yaşama ve kurumsal bir şirketin tüm özelliklerine hakim olduktan sonra da aile şirketimize geldim. 20 senelik, anne emeği göz nuru, küçük dev bir şirketi yönetmek dünyanın en büyük mutluluğu oldu benim için.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda aldığım tüm iktisat ve işletme dersleri,  Ankara Kampusu’nda aldığım kamu yönetimi, finans pazarları dersleri, finans konularına hâkimiyetimi arttırdı ve bugünlere geldim. ODTÜ’deki hocalarım ve arkadaşlarım şimdi yaptığım işten çok memnun. ODTÜ size, çalışmayı, emek vererek başarmayı öğretir. Bu da hayatın genel motivasyonudur zaten. Size, öğrenmeyi öğretir. Bunu da en zorlayıcı yöntemler, en güzel dostluklar ve en kalifiye hocalarla yapar. Okulumla gurur duyuyorum…

Osman Göksu

Ben Osman Göksu; ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu İnşaat Mühendisliği, Haziran 2012 mezunuyum. Kampusum ile üniversite sınavına hazırlanırken tanıştım. Tabi ilk başta Kuzey Kıbrıs’ta ODTÜ mü olur diye düşünmedim değil ama daha detaylı araştırınca İnşaat Mühendisliğini hemen tercih etmeye karar verdim. İlk gittiğimde kampusa alışamadım; ilk defa evden uzak kalıyordum ve sonuçta ayrı bir ülkedeydim ama kampustaki arkadaşlık bu sorunumu hemen çözdü. Okuduğum 5 sene boyunca yeni arkadaşlar edinmeyi, zorluklarla başa çıkmayı ve paylaşmanın ne demek olduğunu öğrendim.

Gelelim herkesin merak ettiği eğitim kalitesine; şunu herkese rahatlıkla söyleyebilirim ki Kıbrıs Kampusu ile Ankara Kampusu arasında hiçbir fark yok. Hatta bence biz daha şanslıyız. Çünkü istediğimiz zaman hocalarımızın odalarına gidip yardım alabiliyoruz, 30 kişiyi geçmeyen sınıflarda hocalarımızdan birebir eğitim alıyoruz. Gerçi bunun bazı sakıncaları olabiliyor. Örneğin derse gelmediğinizde veya dersi dinlemediğinizde göze batabiliyorsunuz. Bu arada şunu da hatırlatmak isterim Kuzey Kıbrıs’ın güzelliklerine kanıp da dersleri boşlama veya burası Kıbrıs Kampusu puanları düşük diye dersleri rahat geçerim diye düşünceleriniz varsa şimdiden bunları rafa kaldırın. Çünkü verilen kaliteli eğitim düzenli ders çalışılmayı gerektiriyor. Ben şu anda ODTÜ Ankara Kampusu’nda Yapı Mühendisliği üzerine yüksek lisans yapmaktayım. Bu başarım da elbette ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu ve ailem sayesinde…

Serhat Sürek

Ben Serhat Sürek, ODTÜ ailesine 2006 yılında katıldım. Bir ailenin bireyi olmak, o ismi de taşımayı gerektirir. Ben de bunu elimden geldiğince lâyıkı ile yaptığıma inanıyorum. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Bilgisayar Mühendisliği programından lisans derecemi almamın ardından şu an özel bir firmada AR-GE bölümünde Yazılım Uzmanı pozisyonunda görev almaktayım. Çalıştığım şirket aracılığıyla, TOFAŞ, COŞKUNÖZ Holding, Erkalıp gibi büyük şirketlerin yazılım danışmanlığını yapmaktayım.

ODTÜ benim ikinci ailemdir. Kuzey Kıbrıs Kampusu ile yedi senelik bir geçmişim bulunuyor. Bu yüzdendir belki de “Kampus”tan ziyade “evim” demeyi yeğlerim. Bu ev beni hayat denen o büyük maratona hazırladı. Teknik direktörlerim evin içinde sürekli olarak antrenman yapıp kendimi geliştirmeye zorlarken, bir yandan da gerçek hayattaki o zorlu parkuru pencereden gösterdiler. Uykusuz geceler, 3,5-4 saat süren deneyler, çözülemeyen sorular, yarım kalan raporlar… Yetiştirmek de yetiştirememek de bana bir tecrübe kattı. Bu antrenman sırasında önemli olan şeyin yılmamak ve yaptığım işin sorumluluğunu üstlenmek olduğunu anladım. Ve hazır olduğumda altın bir künye ile beni o kapıdan hayat maratonuna uğurladılar. Boynumdaki o künye, beni diğerlerinden bir adım önde başlattı.

Hayatta kimse size bilgiyi altın tabakta sunmayacaktır, ancak doğru soru, sizi yanıta ulaştırır. Ve bazen sorular, yanıtlardan daha değerlidir. İşte ODTÜ’nün hayatıma kattığı en büyük artılardan biri budur: Doğru soru sorabilmek. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu benim için aitlik demektir. Bu yüzden mezun oldum bitti demeye varmaz dilim. Kampusum benim geçmişim, bugünüm ve geleceğim. Hayattan mezun olana dek, ODTÜ ruhuyla yaşamaya devam edeceğim.

Ayşe Sinem Boş

Ben Haziran 2013 Psikoloji mezunlarından Ayşe Sinem Bos. Mezun olmama az bir süre kala yüksek lisans için İngiltere bulunan önemli üniversitelere başvurdum ve hepsinden olumlu yanıt aldım. Şu anda İngiltere’de University of Hertfordshire’da Endüstriyel Psikoloji üzerine yüksek lisans eğitimime devam etmekteyim.

5 yıl önce ben de herkes gibi kafamda kocaman soru işaretleriyle gelmiştim ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’na… Ama şimdi o yılları gözümün önüne getirdiğimde iyi ki ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu mezunuyum diyebileceğim o kadar çok sebep var ki… ODTÜ eğitimiyle, kalitesiyle ve yetiştirdiği mezunlarıyla bir dünya markası. Geriye dönüp baktığımda o zamanlar bunu pek kavrayamadığımı fark ediyorum. Ancak şu an farklı ülkelerden gelen öğrencilerle aynı ortamda eğitim alıyorum ve birçok konuda onlardan bir adım önde olduğumu görünce ODTÜ’nün bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum. Ayrıca mezun olduğum okulun dünyanın dört bir köşesinden gelen öğrenciler tarafından tanınması benim için çok büyük bir gurur kaynağı oldu. Her biri alanında uzman hocalarımıza istediğimiz her an ulaşabilmemiz, çeşitli konularda tartışabilmemiz ve çok sıcak ilişkiler kurabilmemiz bizi koskocaman bir aile yaptı. Evimden, ailemden uzak olduğumu hissettirmeyen dostlarımı, arkadaşlarımı bu okulda buldum. Yaşadığım güzel anılar hep benimle artık. Bu güzel yılları bana yaşatan ODTÜ ailesine ve hocalarıma ne kadar teşekkür etsem azdır. Herkesin bir gün ODTÜ’lü olması dileğiyle…

Kalender Akgül

Ben 2010 yılı ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Makina Mühendisliği mezunu ve Makina Mühendisliği’ne 2005 yılında başlayan ilk öğrencilerden Kalender Akgül. Dönemin şartlarında her ne kadar zorlandıysak da bugün geriye dönüp baktığımda iyi ki diyorum o zorlukların üstesinden gelebilmişiz. Üniversitenin ilk öğrencileri olduğumuz için çok zor şartlarla karşılaşmış olsak da daha sonraki yıllarda bir manevi kazanç olarak elde ettiğimiz ilişkilerimiz, her geçen gün daha çok farkına vardığım hoca-öğrenci ilişkilerimiz ve dostluklarımız çok zor kazanılabilecek değerlerdir. Ben, ODTÜ Ankara Kampusu’nda yüksek lisans yapıyorum ve inanın ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda elde ettiğiniz o dostlukları ve hocalarınızla olan bireysel ilişkilerinizi Ankara’da yaşamanız çok zor… Bunun ötesinde, aldığınız eğitimin iki farklı ülkenin aynı üniversitesine ait olması da başka bir güzellik.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu ilk kazandığımızda nice bilinmezle karşı karşıyaydık. Alacağımız diplomanın rengi bile tartışma konusuyken şu an dönüp baktığımda geriye sadece o masumiyetimize tebessüm etmek kalıyor. Çünkü şu an bence çok zor şartlarda da olsa ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu kendini ilk başta bize daha sonra da dünyaya kanıtladı. Aldığınız eğitimin kalitesini ancak karşılaştığınız ve karşılaşacağınız durumlarda sınayabiliyorsunuz. Şu an Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen otomotiv şirketlerinden birinde çalışan biri olarak şunu çok rahat söyleyebilirim ki; ODTÜ ruhunda olan devrimlerden birini de yanı başımızdaki güzelliğiyle Kıbrıs’ta yapmıştır ve kendisiyle en çok 5 yıl içinde yarışacak bir kampus inşa etmiştir. O güzel adanın en yaşanılası yeri olan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun bize verdiği emeğe minnettarım; emeğimize emeğiyle karşılık verdiği için…

Ahmet Cihan Tanrıbilir

Adım Ahmet Cihan Tanrıbilir. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu 2012 Makina Mühendisliği mezunuyum. ODTÜ mezunlarının ülkenin bugünkü teknik altyapı, sosyal gelişimi ve kalkınmasında ne kadar büyük yer sahibi oldukları herkes tarafından bilinir. Dolayısıyla ODTÜ her genç üniversite adayı için bir numaralı tercih olmuştur. Ben de lise yıllarımın sonunda ODTÜ hayali kurarken kurumun Kuzey Kıbrıs’ta yeni bir kampus projesini hayata geçirmiş olduğunu öğrendim. O andan itibaren en büyük hedefim bu yeni kampusun akademik ve sosyal gücünden faydalanmak oldu. Kampusa adım attıktan sonra ilk izleniminiz özenle kurulmuş, bakımlı ve kompakt bir kampus olduğu oluyor. Her türlü spor aktivitesi yapabilme şansı sizi cezbederken, dersler başlayıp akademisyenlerin kalitesini algıladıktan sonra ODTÜ Ana Kampus, sadece adını değil kalitesini de buraya taşımış diye düşünüyorsunuz.

Ayrıca Kampusun, ana kampusa göre birçok avantajı olduğunu düşünüyorum. Akademik birimler, yurtlar ve idari binalar öyle yakın ve kolay ulaşılabilir inşaa edilmiş ki ders çıkışı öğrenci işlerindeki işinizi halletmeniz veya spor salonuna yönlenmeniz 4-5 dakikanızdan fazla sürenizi almıyor. Yurtların kaitesi ve konforu son derecede modern. Ayrıca birçok farklı ülkeden yabancı öğrenci olması da sizi hem yabancı dil pratiği hem de kendinizi ilerdeki yurtdışı yazışmaları ve diyaloglarına hazırlamanız açısından önemli bir fırsat sunuyor.

Çok uzağa gitmenize gerek yok; ODTÜ eğitimi artık daha kolay ulaşılabilir ve geliştirilebilir bir hal alıyor Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda…

Hande Demiröz

Ben Hande Demiröz. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Elektrik-Elektronik Muhendisliği bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Hayatımın en güzel yılları olacağını düşündüğüm üniversite yıllarımı, ODTÜ gibi kaliteli bir okulda geçirdim. Bu güzel yıllarda çok şey öğrendim. En güzel dostluklarımı bu Kampusta edindim. Okulumu bitirip gittiğim ilk iş görüşmemde işe alınıp yabancı bir firmada Elektrik Elektronik Proje Mühendisi olarak çalışmaya başladım.

Her şeyin başı inanmak denir ama bence her şeyin başında kararlı ve sabırlı olmak gereklidir. Kararlı olup ODTÜ gibi bir okulu bitirmenin bana neler kattığını mezun olduktan sonra gördüm. Bunun en güzel örneği de, istediğim firmada ilk iş görüşmemde işe alınmam oldu. Bu da, ODTÜ gibi bir okuldan aldığım eğitimin ne kadar önemli olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Neredeyse her dersimizin laboratuvarının olması sebebi ile son teknolojiye sahip laboratuvarlarımızda yaptığımız deneylerde, teoriyi uygulamaya dökmenin ne kadar önemli olduğunu gördüm. Ayrıca bölüm hocalarımıza istediğimiz zaman ulaşabilmek ve bire bir eğitim almak tam bir ayrıcalıktı. Bu yüzden, başta bölüm hocalarım olmak üzere emeği geçen tüm hocalarıma çok teşekkür ederim.

Burak Bayrakdar

Ben Burak Bayrakdar, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Bilgisayar Mühendisliği bölümü 2013 mezunuyum. ODTÜ’nün uluslararası programlarının çok çeşitli olması dolayısı ile yurt dışı deneyimini tekrar tekrar yaşama fırsatı yakaladım.

2010 yılında Erasmus Değişim Programı ile İsveç – Uppsala Üniversitesi’nde 1 dönem geçirdim, ve tekrar 2013 yılında Japonya – Tokyo Institute of Technology’de 1 dönem araştırma bursu kazandım. 2013-2014 yılı için ise ABD’de Intel şirketinde 1 senelik staj için başvurumu yaptım.

Görüldüğü üzere isteyen ve çalışan her öğrenci istediği yurt dışı deneyimini ODTÜ kalitesi ile yaşayabiliyor. Bazen zorlu, bazense oldukça zorlu sayısız günler ve uykusuz geceler geçirdiğim bu güzel Kampusun bana kattığı bilginin ve tecrübenin değerine paha biçilemez. Eğitim kalitesinin ODTÜ Ankara’dan hiçbir farkı olmadığını TÜBİTAK Uzay’da yaptığım staj sırasında ve Kampusumuza Ankara’dan gelen hocalarımız vesilesi ile öğrendim. Ayrıca öğrenci sayısının çok olmaması sayesinde, hocalar veya asistanlar ile birebir konuşma fırsatı yakalamak oldukça kolay. Sosyal etkinlikler ise çeşit çeşit, her türlü spor dalından, hobilere öğrenciler için birçok seçenek bulunuyor. Kıbrıs’ın tatlı havası ve Kampusun güzelliği ise bir başka. Benim için en keyif verici özelliği ise yurtların 5 yıldızlı otelleri aratmayan kalitesi ve çok kaliteli spor merkezinin Kampusun merkezi bir konumunda olması. ODTÜ’de geçen süre boyunca bana emeği geçen tüm hocalarıma, asistanlara ve tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

Pınar Çelik

Ben Pınar Çelik. Haziran 2012 Psikoloji mezunuyum. Dile kolay, 5 senemi devirdim bu Kampus’ta… Geriye dönüp bakınca ‘iyi ki burada okumuşum’, ‘iyi ki ODTÜ’lü olmuşum’ diyorum. Ailemizden kopup geldiğimz bu Kampus, sıkıca ve tüm içtenliği ile kavrar sizi, donatır ve büyütür… Kampusa ayak bastıktan kısa bir süre sonra, burasının alternatif bir kampus değil, ODTÜ’nün ta kendisi olduğunu anlıyorsunuz. En son teknoloji ile donatılmış bu Kampus’ta,hepsi kendi alanında uzman hocalardan alacağınız eğitim sizi sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerindeki üniversite mezunundan bir adım önde başlatacak iş hayatında. Aldığınız eğitim kadar arkadaşlıklar da kalıcı olur burada. Ömür boyu yanımda olmasını isteyeceğim arkadaşlarımı burada tanıdım ben… Gülümseyerek ve özlemle hatırladığım anılarımın çoğunu yine bu Kampus’ta yaşadım. Şimdi de ODTÜ bana dünyanın başka yerlerindeki kapıları aralamama yardımcı oldu. İngiltere’de “Çocuk ve Ergen Psikolojisi” üzerine yüksek lisans yapma hakkı kazandım. Okuluma ve hocalarıma ne kadar teşekkür etsem azdır…

Samet Erdoğan

Ben Samet Erdoğan, Haziran 2012 İşletme mezunuyum. Herkes gibi ilk başta ben de Kuzey Kıbrıs’ta ODTÜ’nün kampusu mu varmış diye düşünenlerdenim. Ama biraz cesaret ve aslında ODTÜ adına olan güvenle, bundan 5 sene önce buraya geldim ve her zamanki gibi önyargıların ne kadar anlamsız olduğunu anlamam sadece birkaç saatimi aldı. ODTÜ’nün Güzelyurt’ta kurduğu bu yerleşkede, Türkiye’den ve dünyanın birçok kampusundan farklı olmaksızın en iyi altyapı ve isimlerini dünya çapında başarıyla duyurmuş birçok öğretim görevlisi tarafından derslerin detaylı ve kaliteli bir şekilde, en son teknolojik imkânlarla ve çağın gereklerine uygun dersliklerde verildiğini görebilirsiniz.

Normaldir olur, öğrenci seçme sınavı her zaman en güvenilir sonucu vermeyebilir; faktörler değişkendir ve sadece üç saatiniz vardır geleceğinize yön vermek için ve potansiyelinizi sadece bu üç saat belirlemek zorundadır maalesef. Bu kampus bu düşünceyi çürüten ve aslında insanların potansiyelinin kaliteli eğitim ve bulunması zor bir sosyal çevreyle en gerçek halini alabileceğinin en büyük kanıtıdır.

5 sene önce buraya geldiğimde “muhtemelen mezun olamam” diye düşünürken şimdi Ankara Bilkent Cyberpark’ta bir yazılım şirketinde çalışmaktayım. Eğer önyargılarla hareket etmiş olsaydım muhtemelen böyle bir yerleşkenin olduğundan bile haberim olmayacaktı. Sözün özü şudur ki, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu size beklentilerinizin çok ötesinde bir eğitim imkânı ve kariyer hedeflerinize ulaşmanızda çok büyük kolaylıklar sağlayacak ve gerçek potansiyelinizi çıkarmakta çok faydalı olacaktır. Şimdiden bu Kampusu tercih eden arkadaşlara başarılar dilerim…

Özlem Bozkan

Adım Özlem Bozkan. Yepyeni bir mezunum, ODTÜ’den yeni mezun olmak hayata 1-0 önde başlamak demek; bunu biliyorum… 5 senelik ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Psikoloji bölümü maceramdan bahsetmek istiyorum. Gitmeden önce “uzak” dediler, “dağın tepesinde” dediler. “Olsun, ODTÜ mezunu olacağım; yine de gitmek istiyorum” dedim. Geldim, gördüm gerçekten de öyleydi. Ben burada yapamam dönmek istiyorum dedim. Sanki bu sözleri söyleyen ben değilmişim gibi, mezun olduktan sonraki her gün keşke okulda olsam, keşke mezun olmasaydım demeye başladım. Ve şimdi bulduğum her fırsatta uçak bileti bakıp okula gidiyorum.

Fark ettim ki, üniversite dedikleri sadece derse girip çıkmak, bir konu üzerinde uzmanlaşmak değilmiş. Aynı zamanda hayatınız boyunca arayıp sorabileceğiniz insanlarla tanışmakmış, iyiliği, güzelliği, arkadaşlığı da öğreten bir yermiş. Bunları sadece arkadaşlarım için söylemiyorum. Bütün hocalarım için de söylüyorum. Hiçbir zaman aramızda hoca-öğrenci hiyerarşisi olmadı. Ofislerine ne zaman gitsek problemlerimizi çözmeye yönelik bizimle arkadaş gibi konuştular, ellerinden gelen yardımı gösterdiler. Hem Ankara kampusunda bulundum, hem yurtdışı değişim programına katıldım. Birer dönemimi geçirmiş olduğum o yerlerde, bu sıcaklığı görmedim. Bazı dersler oldu, projeler oldu, içinden çıkamadığımız ve günlerce uğraştığımız. Ama çalıştık, yorulduk sıkıntıları çözdük. Bu geçen zamanda aldığımız eğitimin farkında değildik, bazen “bunlara ne gerek var ki?” diye isyan bile ettik. Şimdi gerçek hayata atıldığımda bunların önemini anlıyorum ve bunun için okuluma, bütün hocalarıma yürekten teşekkür ediyorum.

Furkan Ercan

Ben Furkan Ercan. ODTÜ KKK Elektrik-Elektronik Muhendisliği bölümünden 2011 yılında mezun oldum. Mezuniyetimden önce Intel-ABD’de bir senelik staj yapma olanağı yakaladım ve mezuniyetimden hemen sonra işe başladım. Bu olanaği ODTÜ KKK’nın da içinde bulunduğu MER (Middle East Energy Efficiency Research) programı sayesinde elde ettim.

Üniversite yaşamında her günün farkına vardığınızı düşünürken, mezun olduktan sonra geriye dönüp baktığınızda yılların çabucak geçip gitmiş olduğunu anlarsınız. Eğer dikkatli bakarsanız, sahip olduklarınızın büyük çoğunlukla üniversite yaşamında verdiğiniz doğru kararlar sayesinde olduğunu fark edersiniz. Geriye dönüp baktığımda, vermiş olduğum doğru kararların en önemlisinin “ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu” olduğunu görüyorum. Sebebini söyle açıklayayım..

İnsana en çok katkıda bulunanlardan birisi üniversite hayatıdır. Bir üniversitenin özelliği sadece eğitim kalitesi ve sosyal olanakları ile sınırlı kalmamalıdır. Düşünce metodları, karar verme stratejileri, insan ilişkileri ve güzel bir yaşam tarzı geliştirmesine yardımcı olmalıdır..

Ben bu bahsettiklerimi henüz tam anlamı ile kavrayamazken, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu gayet profesyonel bir biçimde bu özelliklerimi geliştirmemi sağladı. Intel’deki stajimi bitirdikten sonra ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu – Sürdürülebilir Çevre ve Enerji Sistemleri (SEES) yüksek lisans programı’na başlayacagim. Bu yüksek lisans programını seçmemin başlıca sebepleri bu konuya olan ilgim ve yukarıda bahsettiğim nedenlerdir. Bana sunulan eğitim ve olanaklardan ötürü ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’na ve ayrıca bana göstermiş olduğu ilgi ve sunduğu olanaklardan ötürü Asst. Prof. Dr. Ali Muhtaroğlu’na teşekkürü büyük bir borç bilirim.

Gizem Sözkesen

ODTÜ KKK 2011 mezunlarından Gizem Sözkesen’in 28 Haziran 2011 tarihli Milliyet Gazetesi’nde Abbas Güçlü’nün köşesinde yer alan yazısı

“Ben Gizem Sözkesen. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Programı’ndan 2011’de mezun oldum. ODTÜ KKK, Güzelyurt şehrinin ıssız bir tepesinde bulunduğundan dolayı çok fazla sosyal imkân sunan bir üniversite değil. Bunun yanı sıra, daha çok yeni ve etrafında bu şartları olanaklı kılacak imkânlar da henüz mevcut değil. Bu sebeple kolları öğrenciler sıvar. Okul da buna elinden geldiğince destek olur. Siz bir şeyler yapmaya uğraşırsınız, siz fikirler üretirsiniz arkası gelir. En sonunda ortaya çıkan imkânlar sizin emeğiniz sonucu oluşmuş olur. Onu benimsersiniz. Bu size değişim olasılığını öğretir. Koşulları olduğu gibi kabullenmeyi değil, gerektiğinde değiştirilebileceğini ve bunun beraberlikle mümkün olabileceğini gösterir. İlerleme ve gelişmenin yolunun kabullenmekten ziyade sorgulamak ve gerektiğinde karşı çıkmak olduğunu öğretir. Böylece okul gelişirken siz gelişirsiniz, değişirsiniz. Okula kattıklarınızla o daha büyür, siz daha çok öğrenirsiniz. Beraber gelişirsiniz. Beraberliğin yarattığı sonuçlar karşısında şaşıp kalırsınız.

Kendimizi keşfettik
Her şeyi kategorize etmemeyi, yakınmaktan ziyade, mekânın güzelliğini keşfedebilmeyi öğrenirsiniz. Beraberce yaşamayı, eğlenmek için çok da şeye ihtiyaç olmadığını anlarsınız. Biz kendimiz ürettik eğlencemizi. Bir avuç insandık ama her gün ayrı sohbet ettik, ayrı tat aldık. Kendimizi keşfettik. Denize varmış olmanın coşkusuyla kumsala uzattık ayaklarımızı, portakal topladık torbalarca, sıkıp içtik karın ağrısından ölene kadar, hellim kızartıp Kıbrıs pidesinin içine koyup yedik, eşsiz lezzetteki mezelerle doldurduk karnımızı, akşamları okul yanındaki Kalkanlı köyündeki bakkallara giderek saatler geçirdik, yemekten sonra alacağımız dondurma için heyecanlanır hale geldik. Vadide yürürken bir bank bulup boyadık heyecanla. 76 model hacı muratla adayı keşfe çıktık. Hiçbir ülke sınırına dahil olmayan ara bölgeye gittik, anlam veremedik, şaştık, tartıştık. Akşam çay demleyip kestane yedik bazen. Beraber olmayı sevdik biz. Mekânın has güzelliğini keşfettik; böylece birbirimizi keşfettik.

Özgürlüğü yaşadık
İhtişam ayrıntıdır ama o olmadan diğerleriyle yetinmeye çalışmak da zordur. Bu okul bunu öğretir; bu şartlarla eğlenmeyi, bazen yetinmeyi, bazense yeni şartlar yaratmayı ve olanın farkına varmayı. Orada kimse kapısını kilitlemez, sürekli cüzdanını, çantanı takip etmezsin, bisikletini bağlamazsın, hava kararınca dışarı yalnız ve korkusuz çıkabilirsin saat kaç olursa olsun. Bilirsin ki bir şeycik olmaz. Güvendesindir. Böyle bir özgürlük duygusunu tattınız mı hiç? Dışarının ihtişamına göre orası oldukça katıksız, sade, hiç boyasız. Binalarının topukluları da yok, yüksek binalar gibi onları giyerek gökyüzüne ulaşmaya çalışmazlar. Gökyüzü gerçek rengindedir, ışıklarla bezenmiş yerlerdeki gibi simsiyah değil; kadifemsi gri. Gökyüzü yanınızdadır adeta, elinizi uzatsanız dokunabilirmişsiniz gibi.

Alternatif dünya yarattık
Olmak ile olmamak arasında kalmış, varlığı bile kabul görmemiş, belirsizlik içinde kalmış bir yerde bulundunuz mu hiç? Belirsizlik nasıl bir duygudur bildiniz mi? Ne olduğu yere ait olabilmiş ne de başka yere gidebilmiş insanlar tanıdınız mı? Bu nasıl bir his hiç düşündünüz mü? İkiye ayrılmış bir adada belirsizlik içinde yaşamak nasıl bir his sordunuz mu? Yoksa yalnızca yargıladık mı anlamaya çalışmadan? Süslemeye hacet olmadan yaşamayı öğrenmekti burada geçirdiğim beş yıl. Biz burada sınırları aşarak kendimize alternatif bir dünya yaratmaya çabaladık. Sonra, kendi potansiyelimize şaştık…”

Erdal Şahin

Ben, İnşaat Mühendisliği 2010 mezunlarından Erdal Şahin. Şu anda ODTÜ Ankara Kampusu İnşaat Mühendisliği bölümünde yüksek lisans yapmaktayım. Bu yazıyı mezun olduktan yaklaşık bir sene sonra yazmamım sebebi ODTÜ Ankara Kampusu’nu gördükten sonra daha objektif bir gözle ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu insanlara anlatmak istememden dolayıdır. Aslında her şey ODTÜ Ankara İnşaat Mühendisliği’ni okumak isteyip de o bölümün puanını alamadığım zaman başladı. Henüz adı yeni duyulan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu duyduğum zaman bana ODTÜ’lü olmak için ikinci bir şans verildiğini fark ettim ve hiç tereddüt etmeden Kuzey Kıbrıs Kampusu İnşaat Mühendisliği bölümünü tercih listeme yazdım. Hem de üniversite sınavından aldığım puan İTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünü kazanmama yetecekken… 5 yıl ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu ve 1 yıl ODTÜ Ankara Kampusu’nda yaşadıktan sonra anlıyorum ki hayatımın en doğru kararlarından birisiymiş Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu seçmek.

Üniversitenin ilk yıllarında birçok toplulukta aktif görev aldım. Bize sunulan imkânlar ve verilen destekler ile bir üniversitede olması gereken toplulukların kurulma aşamasında bulundum. Özellikle bu topluluklarda grup çalışmasının önemini, disiplinli olmayı ve koordineli bir şekilde çalışmayı öğrendim. Ayrıca kendi küçük ama ismi ve kazandırdıkları çok büyük olan bu kampusta ömrümün sonuna kadar sürecek olan arkadaşlıklar kurdum.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun eğitiminin ne kadar kaliteli olduğunu ancak ODTÜ Ankara Kampusu’na gittiğim zaman öğrendim. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda kendilerini dünya çapında ispatlamış hocalardan öğrenci sayısı Ankara Kampus’u ile kıyaslandığında çok daha az olan sınıflarda ders almanın gerçekten bir ayrıcalık olduğunu belirtmek isterim. Ankara Kampusu’nda yüksek lisans derslerimi bir senede hiç zorlanmadan iyi bir ortalama ile bitirmek, Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun eğitim kalitesinin ne kadar iyi olduğunun da bir göstergesidir. Ayrıca mezun olduktan sonra gelen iş teklifleri benim “ODTÜ nerede olursa ODTÜ’dür” ilkesini tam anlamıyla anlamamı sağladı.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’ndaki yurtların, öğrenciler için birer kral dairesi misali tasarlandığını ODTÜ Ankara Kampusu’ndaki bir yurtta kaldığım zaman anlayabildim. Örnek vermek gerekirse Ankara’daki yurtlarda 4 kişi için sağlanan birleşik masalar Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda tek kişiye ayrı olarak sunulmakta, ayrıca Ankara’da yatak odası ve çalışma odası aynı odadayken Kıbrıs Kampusu’nda ayrı odalar şeklinde bulunmaktadır.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu, bunca özelliklerinin dışında, ODTÜ’lü olmak için Ankara’da bulunmaya gerek olmadığının ve bu ruhun Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda çok daha rahat bir şekilde benimseneceğinin en somut ve en önemli örneğidir. İyi ki Türkiye’nin daha fazla ODTÜ mezununa ihtiyacı varmış ve biz iyi ki bu güzelim kampusta bulunabilmişiz. Darısı ODTÜ’lü olmak için sabırsızlanan arkadaşların başına.

Berkay Elbir

Ben Berkay Elbir, Bilgisayar Mühendisliği 2010 mezunuyum. Şu anda Koç Bilgi Grubu şirketlerinden biri olan Katron Savunma Uzay ve Simulasyon Teknolojileri A.Ş.’de yazılım geliştirme uzmanı olarak çalışmaktayım. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu tercih etme aşamasında bazı çekinceleriniz olabilir, başka bir ülke, başka bir yaşam tarzı gibi ancak ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda alacağınız çok güçlü teknik bilgi ile beceriler, bunun yanında edineceğiniz yabancı dil (veya diller) sizin iş ve akademik hayatınızda en önemli avantajınız olacaktır. Başka üniversitelerde öğrenciler hocalarıyla görüşmek için uğraşırken siz alanında gerçekten çok donanımlı insanlarla birebir çalışma fırsatı bulabilecek ve size daima ofislerinin kapıları açık olan hocalarınıza istediğiniz an ulaşıp sorularınızı sorma imkanı bulabileceksiniz. Okul hayatınız boyunca yapacağınız ödevlerin, laboratuar deneylerinin, belki size gereksiz gelecek olan sunumların hepsinin yararlı olduğunu insan iş hayatına atıldıktan sonra anlıyor. Mezun olduğunuzda daha iş başvuruları aşamasından itibaren ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda aldığınız eğitimin değerini, size kattıklarını ve diğer insanlardan nasıl ayrıldığınızı göreceksiniz. Herkese selamlarımı ve sevgilerimi sunuyorum…

Alperen Ağca

Ben Alperen Ağca, İktisat 2010 mezunuyum. Şu an ÖYP (Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı) kapsamında Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü’nde Bütünleşik Doktora eğitimine devam etmekteyim. Aynı zamanda Ağustos 2010’dan itibaren Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi asıl kadrosuyla Hacettepe Üniversitesi’ne Araştırma Görevlisi olarak atanmış bulunmaktayım. Üniversite son sınıftayken İstatistik derslerine öğretim asistanı olarak katılmıştım. Oradan aldığım tat bana hayatımı etkileyecek bir karar verdirdi. Yolunu akademisyenlikten yana seçen biri olarak söyleyebilirim ki; ODTÜ KKK’da alınan öğretim seviyesi, hem içerik bakımından hem de teknik yönden -özellikle İktisat Bölümü’nde- bana akademik mesleki sınavlarda ve özel sektör mülakatlarında adeta yol gösterici bir el feneri niteliğinde oldu. Ben fark etmeden ODTÜ KKK’nın beni bir anda etrafımdakilerden birkaç adım öne götürdüğünü somut bir şekilde hissettim. Ankara yerleşkesinden farklı olarak KKK küçük bir topluluk olsa da, bunun olumlu etkilerini ders aşamasında ya da insan ilişkilerinde görmek mümkün. Ayrıca ODTÜ KKK’da yabancı dil bilgisinin sizi sürükleyen bir kuvvet olduğunu görürken, etkili konuşma ve yazmanın yolunun devrik cümle kurmaktan daha ötede olduğunu da tecrübe edebilirsiniz. Bu yazıyı okuyanlara bir tavsiye: Mezun olduğunuzda “ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu”nu “ama fakat ancak, aslında” sözcükleriyle değil, doğrudan gururla söyleyin.

Çağkan Felek

Ben Çağkan Felek, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Şubat 2010 mezunuyum. 2004 yılında üniversite eğitimim için tercihlerimi sıralarken, almış olduğum puan Ankara Kampusu’na kabul edilmem için yeterli değildi. Bu sebepten, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde eğitim görme olanağını yakaladım. Geçmişe dönüp, geride bıraktığım 5 yıla baktığım zaman, iyi ki Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda eğitim görmüşüm diyebileceğim birçok sebep var.

Eğitim dilinin İngilizce olması, Orta Doğu Teknik Üniversitesi eğitim anlayışı ve standartlarının Kıbrıs Kampusu’nda da titizlikle uygulanması, Ankara Kampusu ile paralel ders içeriklerinin yer alması ve derslerimizde öğretim görevlisi başına düşen öğrenci sayısının düşük olması Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda aldığım eğitimi ayrıcalıklı yapan etkenlerden sadece birkaçı. 2010 Şubat ayında mezun olmamla birlikte, uluslararası geçerliliği olan ODTÜ diplomasına sahip öğrencilerdenim. Yüksek Lisans eğitimim için Hollanda, Belçika ve İngiltere’de bulunan alanında en iyi sekiz üniversiteden kabul edildim. Ve şu an, Avrupa’nın en saygın üniversitelerinden birinde, Hollanda Leiden Üniversitesi’nde Burslu olarak yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda almış olduğum eğitimin faydalarını yüksek lisans eğitimim boyunca görmeye başladım, ileriki hayatım boyunca da yararlanacağımdan hiç şüphem yok. Tüm bunların oluşmasında, Kampus rektörlüğünden muhteşem hocalarımıza, idari birimlerinden arkadaşlarımıza kadar herkesin çok büyük katkısı olduğu inancındayım. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun bir bireyi olmaktan çok mutluyum, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun hayatımın en unutulmaz parçası olarak kalacağından eminim. İşte bu yüzdendir ki Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu çok seviyorum. Tüm ODTÜ KKK ailesine sonsuz teşekkürler…

Yasin Özal

Ben Yasin Özal, Makina Mühendisligi 2010 mezunuyum. Şu anda Almanya’da FH – Aachen University of Applied Science – Enerji Sistemleri Programı’nda Yüksek Lisans egitimime devam etmekteyim. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda almis oldugum kaliteli ve saygın eğitimin faydalarıni mezun oldugum ilk günden itibaren görmeye başladım. Almanya’nın Makina Mühendisliği konusunda seçkin üniversitelerinden biri olan FH-Aachen’dan Yüksek Lisans eğitimim için kabul almam bunun bir göstergesiydi. FH-Aachen’da dünyanın farklı üniversitelerinden gelmiş öğrenciler ile aynı çatı altında eğitim görüyorum ve ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun bana kazandırmış olduğu bilgi ve becerilerle diğer ögrencilerden bir adım önde olduğumu görmek, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu tercih etmemin ne kadar doğru ve isabetli bir karar olduğunu fark etmemi sağladı. Günümüz teknolojisi ile paralel bir eğitimin yanı sıra, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun sunmuş olduğu sosyal ve kültürel ortam her yönümle kendimi geliştirmeme yardımcı oldu. Ömrümün 5 yılını geçirdiğim ODTÜ KKK’da, ömrümün sonuna kadar sürecek çok sağlam dostluklar edindim… Üniversitenin kapısından ilk girdiğim günden itibaren her konuda bana destek olan ve halen daha hayatıma yön vermemde yardımcı olan hocalarıma, arkadaşlarıma ve ODTÜ KKK çalışanlarına tesekkür ederim. Tesekkürler ODTÜ KKK…

A.Reha Kale

“Ben Reha KALE, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği 2010 mezunlarındanım. Yüksek lisans yaparak eğitimime devam etme kararı aldım ve TUM – Technische Üniverstät München, Almanya’ya yerleştim.
Okulumuzun zorunlu mühendislik staj programı dönemlerindende farklı saygın firmalarda çalıştım. İstanbul’daki çeşitli ödüllü AVM’ler, İstinye Mısır Konsolosluğu, Dnister Hotel (Lvov-Ukrayna) elektrik projelerinde görev alarak okulumuzdaki birbirinden değerli akademisyenlerimizden öğrendiğim teorik bilgileri uygulama ve kendimi geliştirme imkanı buldum.

Bunun bir göstergesi olarak, Middle East Energy Efficiency Research Center (MER) tarafından Aralık 2010 tarihinde Kahire’de düzenlenen “International Conference on Energy Aware Computing” başlıklı kongrede, öğrenci çalışmaları dalında gönderdiğim projem kabul edildi ve IEEE Xplore Digital Library’e eklendi.

Akademik eğitim dışında da öğrencilerine birbirinden farklı birçok sosyal imkanı sunan okulumuzdaki Fotoğrafçılık Topluluğu’nda, topluluk başkanlığı gibi, kuruluşundan itibaren çeşitli görevlerde aktif olarak yer aldım. Okulumuz ortamında edindiğim bu hobiyi geliştirerek okul dışı yaşamımda da çeşitli kuruluşlar sponsorluğunda profesyonel olarak çalışmalar icra ettim. Bizlerden sonra gelecek yeni öğrenciler için fotoğraf dalında hobilerini geliştirebilmeleri amacıyla arkadaşımla birlikte topluluk odasını fotoğraf stüdyosu olarak kurmuş bulunmaktayız. ODTÜ Mezunlar Derneği aracılığıyla da okul sonrası bu sosyal faaliyetimin devamını; eğitim vermek, sergi kuruluşu ve çeşitli konulardaki görevlerimle ODTÜ öğrencilerine sunulan burs fonuna destek sağlamak amacıyla faal olarak halen sürdürmekteyim.

Bütün emek ve desteğiyle hep yanımda olan başta kendi ailem olmak üzere; sayın rektörümüze, birbirinden değerli akademisyen hocalarıma ve bana bu başarı ve fırsatları yakalamamda yardımcı olan ODTÜ ailesine teşekkür ederim. Eğitimim süresince ve sonrasındaki akademik çalışmalarımda danışmanlığımı üstlenen ve eğitmenden öte bana arkadaşça profesyonel yardımlarını hiçbir aşamada esirgemeyen Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Programı Koordinatörü Asst. Prof. Dr. Ali Muhtaroğlu’na özel teşekkürlerimi ayrıca belirtmek isterim.”

Çiğdem Özyavru

Ben Çiğdem Özyavru, ODTÜ KKK İngilizce Öğretmenliği Bölümü 2010 mezunlarındanım. Yeni açılan bölümümüzün ilk öğrencilerinden biri olarak kafamda kampus ile ilgili birçok soru işaretiyle yola çıktığım günün üzerinden 4 yıl geçti ve şimdi dönüp baktığımda bu kararı vermiş olmanın hayatımda neleri değiştirdiğini çok daha iyi anlıyorum. Eğer sizler de bu kararı verenlerden biriyseniz sadece ODTÜ kalitesini ve tecrübesini yansıtan bir eğitim almakla kalmayıp sosyal ve kültürel açıdan da gelişmiş bireyler olarak hayata bir adım önde başlarsınız. Çünkü ODTÜ KKK, öğrencilerin gelişimine yardımcı olacak birçok olanak sağlamaktadır. Daha da önemlisi eksikliğini duyduğunuz konularda kendi projelerinizi geliştirebilir ve bunları hayata geçirmek konusunda yeterli desteği alabilirsiniz. Öğrenci olduğum dönemde öğrenci topluluklarının kampusun gelişiminde ne kadar önemli olduğunu kavrayıp Eşli Danslar Topluluğu’nun kurulmasında rol aldım ve sosyal gelişimin akademik başarıyı ne kadar olumlu yönde etkilediğini yaşayarak gördüm. Sizlere tavsiyem bu kampusun eşsiz olanaklarından yaralanmaya çalışıp burada geçen günlerinizin kıymetini bilmeniz.Mezun olduktan 3 ay sonra ODTÜ KKK Yabancı Diller Okulu’nda okutman olarak göreve başladım ve hala bu kampusun bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum. Hayatıma yön veren katkılarından dolayı hocalarıma ve Kıbrıs’ı benim için unutulmaz kılan tüm arkadaşlarıma teşekkürler…

Sinan Alper

Ben Sinan Alper, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu İşletme 2010 mezunuyum.
Geçen 5 senenin sonrasında, ODTÜ eğitiminden geçmenin beni ne kadar geliştirip değiştirdiğini yeni yeni anlayabiliyorum.
Eğer üniversiteyi lisenin devamı gibi değil de, insanın hem bilgisini hem de vizyonunu genişletmesini sağlayan, sadece verili bilgiyi öğreten değil, aynı zamanda araştırmayı da teşvik eden ve insanı sosyal yönden de geliştiren bir yer olduğunu düşünüyorsanız ODTÜ KKK sizi hayal kırıklığına uğratmayacak bir yer…
Ben bir İşletme öğrencisi olarak, bölümümün daha çok insan kaynakları – örgütsel psikoloji alanlarıyla ilgilendim ve sistemli bir şekilde bu alandan seçmeli dersler aldım. Her konuyu azar azar bilmek yerine bir konuyu tam anlamıyla bilmeyi tercih etmemin ödülünü de London School of Economics and Political Science’ta Örgütsel ve Sosyal Psikoloji Yüksek Lisans programına kabul edilerek aldım. Bunda kendi emeğimin haricinde aldığım ODTÜ kalitesindeki eğitimin de çok etkili olduğunu düşünüyorum… Herkese teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunarım.

Gökhan Görmüş

Ben Gökhan Görmüş. ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Elektrik Elektronik Mühendisliği 2009 mezunuyum. Mezun olduktan sonra KoçSistem’de Network Mühendisi olarak çalışmaya başladım. İş hayatının henüz başında anladım ki; aldığımız eğitim iş görüşmelerinden tutun da çalıştığımız alandaki yetkinliğimize kadar her alanda başarılı olmamız için gerçekten sağlam temeller oluşturuyor.

Kutlay Gürcihan

Ben Kutlay Gürcihan, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Siyaset Bilimi ve Uluslarası İlişkiler Bölümü’nden 2009 yılında mezun oldum. Burada kazandığım öğrenme isteğimi ve yetimi devam ettirmek için yüksek lisans yapmaya karar verdim. Yurt dışında İngiltere ve Fransa’da üniversitlelere başvurdum; hemen hemen hepsinden olumlu yanıt aldım ve Paris X Nanterre Üniversitesi’nde iki sene sürecek olan Siyaset Bilimi programına kaydımı yaptırdım.
Üniversiteye başladığım 2005 yılında, ODTÜ KKK seçimimi yaparken çok zorlanmıştım. Kampusun fiziksel inşasının henüz bitmemiş ve hiç mezun vermemiş oluşu beni endişenlendiriyordu. O zaman için kendimizce kapalı bir kutuya gidiyorduk. 14 kişi başladığımız bölümden geçtiğimiz sene 4 kişi mezun olduk. Şimdi, yeniden 2005 yılına dönme ve seçme şansım olsa yeniden orada geçirdiğim yılları yaşamak isterdim.
Üniversitenin ilk yıllarında sosyal olarak etkin bir rol oynadım. Öğrenci kulüplerinin kurulmasına ve Öğrenci Konseyi’ne katkılarda bulundum. Kampusumuz, içindeki bizlerle birlikte büyüyordu.
İlk olarak kurduğumuz İletişim, Radyo ve Sinema Topluluğu o zaman nüfusun azlığı sebebiyle bir arada iken şimdi üç ayrı kulüp olarak devam etmekte. Sinema Topluluğu kampusteki insanları odalarından çıkaran ilk topluluk olmuştur. İnsanlar, hem öğrenci hem akademisyen hem personel, çeşitli gösterimlerde katılımcı olmuş ve iyi vakit geçirmişlerdir. Daha sonra kurduğumuz Kültür, Edebiyat ve Düşünce Topluluğu ise bugün 23. sayısına ulaşmış ve Kıbrıs geneline yayılmış bir öğrenci dergisinin temeli olmuş ve hızla büyümüştür. Halen yayın hayatına devam eden bu ‘dergicik’ internet üzerinden de hızla yayılmış ve okunurluk kazanmıştır. Radyo ODTÜ’nün ise Kıbrıs’a ilk gelişi uzun zamanlar alsa da şimdi yine Kıbrıs genelinde dinlenen bir radyo haline gelmiştir.
Bunlar ve bunlar gibi etkinliklerin gerçekleşmesinde öğrenciler kadar kampus idaresi ve Sosyal – Kültürel İşler Müdürlüğü’nün de büyük katkısı olmuştur. Bizlere sunulan maddi ve manevi imkanlar sosyal üretimimiz için uygun bir ortam sağlamıştır.
Öğrenci Konseyi ise idarenin katkısıyla oluşturulmuş ve sonrasında kampusun gelişimine çok büyük katkılarda bulunmuştur. Bu konsey, kampusu ve öğrencileri etkileyen kararlarda etkin rol almış ve elinden geldiğince ortak sorunlara çözüm aramıştır. İdare ile kurulan diyalog kampusun gelişimine katkı sağlamıştır. Ana kampus öğrenci konseyi ile bir araya gelinen toplantılar ise iki kampus öğrencileri arasındaki iletişimi arttırmak ve ordaki birikimi buraya taşımak adına ilk adımlar olmuştur.
Sosyal ve kültürel ortamın gelişime açık olduğu bu kampuste eğitim konusunda ise ODTÜ tecrübesi hakimdir. Ana kampustan gelen değerli öğretim üyeleri ve yine ana kampusun seçtiği uluslararası kariyere sahip yabancı akademisyenler bir araya gelince eğitim açısından sağlam bir yapıya bürünülmüştür. Bu kampus bana sorgulamayı ve bunun ışığında araştırıp öğrenmeyi öğretmiştir. Az kişilik sınıflarda ders işliyor oluşumuz bu öğrenimi hem daha samimi hem de daha etkin kılmıştır.
ODTÜ KKK’nın bir kampus üniversitesi oluşu ve bütün bireylerinin aynı sosyal ortamda bulunması ve bir nevi komşu olması samimi ilişkilerin kurulmasına da önayak olmuştur. Bu samimiyet şu an halen hayatıma yön vermektedir. Bir adım atmadan önce danışacağım insanlar orada geçirdiğim yıllarda çeşitli etkinlikler sonucu karşılaştığım ve anlaştığım kişilerdir, ‘hoca’larımdır.

Uygar Pala

Ben Uygar Pala, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Makina Mühendisliği 2009 mezunuyum. Şu an Roketsan’da Üretim Mühendisi olarak çalışıyorum ve aynı zamanda ODTÜ Ankara Kampusu Makina Mühendisliği Bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum.
ODTÜ KKK bana kalitesini ve ayrıcalığını her yerde hissettiğim bir mühendislik eğitimi verirken; yan dal programı sayesinde ekonomi konusunda da istediğim düzeyde bir mühendis olmamı sağladı. Çok seçkin bir hoca kadrosundan eğitim alabilmenin yanı sıra hocalarımla aynı sosyal ortamı paylaşma, onlarla her konuyu, fikri tartışabilme olanağı buldum. Böyle seçkin bir ortamda üniversite hayatını geçirebilmenin okulumun çok önemli bir özelliği olduğunu düşünüyorum.
ODTÜ KKK’nın bir üniversite öğrencisine sağlayabileceği en güzel imkan, hala özlemini çektiğim yüksek kaliteli, temiz ve güvenli kampus hayatıdır. Çok az insan böyle bir kampusta eğitim görebilme şansını yakalamıştır. Kıbrıs’ın güzelliklerinin de katkısıyla mutlu ve huzurlu bir hayat sürmek için gerekli olan bütün imkanları bu kampusta buldum.
Kampusta olmasını istediğimiz diğer imkanlar içinse çalışmalarımız her zaman desteklendi. Kampusta geçirdiğim üç sene boyunca Radyo ODTÜ Kuzey Kıbrıs Stüdyoları’nın kurulması için arkadaşlarla yoğun biçimde çalıştık. 2. senenin sonunda Radyo ODTÜ test yayınına başladı, Yayın Koordinatörlüğü’nden ayrılarak Ankara’ya döndüğüm sene ise radyo profesyonel yayın hayatına başlamıştı bile. Bunun dışında Müzik Topluluğu’nda aktif çalışma ve görev alma imkanı buldum. Kıbrıs’ın en kaliteli müzik stüdyolarından birini ortaya çıkardık. Bütün bu uğraşlar sırasında yönetim birimlerinden birebir destek ve ilgi gördük.
İlk zamanlar mesafeli durduğum Kampus’u ve Kıbrıs’ı, şimdi en verimli yıllarımı geçirdiğim yerler olarak görüyorum. Burada kazandığım geniş vizyon, bilgi birikimi ve kültür hem daha sonraki okul hayatımda hem de profesyonel hayatımda bir ODTÜ KKK’lı olarak fark yaratmamı sağladı. ODTÜ KKK parçası olmaktan sonsuz mutluluk duyduğum bir yer. Buraya gelmeyi hayatımda aldığım en doğru kararlardan biri olarak görüyorum.

Zeynep Erul

Ben ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nun ilk mezunlardanım ve bu hem çok zor hem de çok güzel bir his. Zordur çünkü yolunuzu gösteren azdır. Güzeldir çünkü yolunuzu kendiniz belirlersiniz. Tırnağınızla kaza kaza bir yerlere gelmeye çalışırsınız. Hiç farketmeden bir bakmışsınız, “olmuşsunuz”dur.
Ben, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdim. Sonra Londra’da Toplumsal Cinsiyet yüksek lisansı yaptım. İki bölümü de çok severek okudum (sonra iki tarafı da etkin şekilde takip edebildiğim bir işe girdim). İki bölüm de, Kıbrıs’ın kendisi gibi, birer sığınak oldu. Başka fakültelerde okutulmayan kitaplar, konuşulmayan konular, azınlıktaki fikirler ile haşır neşir oldum; konuları üstatlarından üç – beş kişilik sınıflarda dinledim.
İki fakültede de dertlerimi ve projelerimi neredeyse sıfır bürokrasi ile iletme fırsatı buldum, kütüphaneye istediğim kitaplar alındı. Yapmak istediğim neredeyse her faaliyeti yaptım, imkanlar yoksa bile en azından bu imkanları nasıl yaratabileceğim konusunda beni dinleyecek ve dinlemek isteyen insanların olduğunu bilmek çok rahatlatıcıydı.
Onun için bence öğrenciler bu fırsatları çok iyi değerlendirmelidir. Kütüphanemizdeki güncel sosyal bilimler kitapları veya DVD filmler Ankara ODTÜ’de yoktur. Hocanız ile Ankara ODTÜ’de yemek yiyemezsiniz (ya da yediğiniz Kıbrıs’tan hocalarınız olur!). Rektörünüzü Ankara’da pek göremezsiniz. Projelerinizi desteklemek veya bir salon bulmak için binbir hendek atlatmanız gerekir. Kıbrıs’ın değerini bilin! Ve lütfen konunuzun eksperi olmaya bakın, merak edin. Sadece iyi bir diploma için değil. Daha sonra çalıştığınız iş ne olursa olsun, bu kadar kapsamlı konularda kimseden yardım alamıyorsunuz. Günlük hayat omzunuza öyle biniyor ki, bir roman alıp okuyamıyorsunuz. Sepetinizin büyük bir kısmı, okuldan aldığınız şeyler oluyor; oradaki bilgiler, topluluklardan edinilen problem çözme, organizasyon faaliyetleri… “İş adamını nasıl karşılarsınız” pratiği veya powerpoint programındaki bir özellik bile belki işyerinde sizi öne çıkarıyor. Ve pek tabii, bateri 25 yaşından sonra pek öğrenilmiyor!
Eğlenseniz de çalışsanız da gününüzün ve yaptığınızın kıymetini bilin. ODTÜ kupalarındaki çağrışımların hepsi size hitap etmeyebilir ama “ODTÜ’yü seviyorum” demek için birçok nedeniniz olsun!

Elif Gürtekin

Ben Elif Gürtekin; İktisat 2009 mezunuyum. ODTÜ’de geçirdiğim yılların ne kadar kıymetli olduğunu ve bana ne çok şey kattığını geriye dönüp her baktığımda daha iyi anlıyorum. Kaliteli eğitimi, kendi kültürünü size miras olarak bırakan bir üniversitede almak büyük bir şans. ODTÜ’de, ders dışında bir öğrencinin kendisini geliştirebilmesi için her türlü imkan bulunuyor. Öğrenci topluluklarının zengin içeriği ve faaliyet alanları bir kampüste olması gereken her türlü kültürel etkinliği sağlıyor. Ben öğrenciliğim sırasında ‘Kültür Edebiyat ve Düşünce Topluluğu’ ve ‘Tiyatro ODTÜ’ gibi bir çok farklı topluluğun kurulmasında etkin rol alma fırsatını yakalayanlardandım.
ODTÜ’de yapacağınız ve yaşayacağınız her şey bundan sonraki profesyonel hayatınızda size çok şey katıyor ve diğer üniversite öğrencilerine kıyasla hayata 1-0 önde başlıyorsunuz. Kampus hayatı, dersler, yurt aktiviteleri, öğrenci toplulukları hepsi bu eğitimin bir parçası; her biri farklı bir bakış açısı ve derinlik katıyor insana…
Kısacası ODTÜ’lü olmak bir üniversite öğrencisinin başına gelebilecek en kıymetli ve güzel şeydir. Bu imkanlardan, bilgi birikiminden sonuna kadar faydalananlar, geleceğin önde gelen beyinleri olacaktır.Ben, şu an Türkiye’nin alanında önde gelen şirketlerinin birinde çalışıyorum ve okulumu çok özlüyorum.

Aras Erkara

Ben Aras Erkara; İşletme 2009 mezunuyum. Ben işletme lisans eğitimimin yanında ekonomi yandalı yaptım. Bu nedenle bu iki disiplinin birbirine yaklaştığı finans ve makroekonomi alanlarında birçok ders alarak bu disiplinlerde özelleşmeyi başardım. Ayrıca derslerin yanında öğrenci topluluklarında aldığım aktif görevlerle de derslerde öğrendiklerimi gerçek yaşamda uygulama şansı buldum.
ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda kazandığım tüm bu altyapının yanında, mezuniyet sonrası ODTÜ’de geçirdiğim 5 yıla baktığımda, ODTÜ’nün bana hızla değişen ve gelişen dünyada kendimi nasıl sürekli geliştirebileceğimi ve nasıl fark yaratabileceğimi öğrettiğini düşünüyorum.
Şu anda Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve İngiliz Chevening’in verdiği burs ile The University of Manchester’a bağlı Manchester Business School’da finans yüksek lisansı yapıyorum. Türkiye’de çok az kişinin almaya hak kazandığı bu bursu almamda ODTÜ mezunu olmamın ve özellikle ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’ndan aldığım eğitimin etkisi çok büyük.

Barış Korkmazyörür

Ben Barış Korkmazyörür; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu İşletme Bölümü 2009 mezunuyum.
Mezun olduktan 3 ay sonra Eskişehir Saha Müdürü olarak OPET Petrolcülük’te çalışmaya başladım. Arkama dönüp baktığımda, Kuzey Kıbrıs Kampusu İşletme Bölümü’nde kazandığım altyapının kariyer planlarımı çizerken, iş arama sürecinde ve şu an yerine getirdiğim görevde bana ne kadar yardımcı olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.
Sosyal Bilimlere bağlı bir disiplinden mezun olacak adayların ders içi etkinlikler kadar ders dışı etkinliklerde de yetkin olmaları bugünlerde iş bulmak için önemli bir gereklilik halini aldı. Bu açıdan Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda yaşadığım her gün bana farklı artılar sağladı. Örneğin, Kampus’ta faaliyet gösteren Spor Merkezi’nde “öğrenci asistan” olarak çalışma şansı yakaladım. Bu sayede, teoride okuduğum bir çok konuyu pratiğe dökme fırsatı buldum. Bunun yanısıra, öğrenci topluluklarında aktif görevler alıp hem takım çalışması yeteneğimi geliştirdim, hem de ileride bana çok yarar sağlayacak güçlü bir arkadaşlık ağı kurdum. Son olarak üniversitedeki son senemde yerine getirdiğim Öğrenci Temsilcileri Konseyi Başkanlığı görevi iletişim, analiz ve problem çözme yeteneklerime ciddi katkılar sağladı.
ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu akademik açıdan ODTÜ standardlarında, uluslararası geçerliliği olan bir diploma ile beni sürekli kendini yenileyen, disiplini hakkında son gelişmeleri takip eden bir işletme mezunu olarak yetiştirdi. Bunlara ek olarak Kampusun hem öğrenci topluluklarına hem de öğrencilerin kendilerini demokratik olarak temsil edebildikleri Öğrenci Konseyi’ne verdiği destek, bireysel gelişimime çok değerli katkılar sağladı.
Son olarak, belki de buraya kadar anlattıklarımın hepsinden daha da önemlisi, bana çok sağlam dostluklar ve yüzümde bir tebessüm yaratan anılar bıraktı…